LAİKLİK ÜZERİNE
Son günlerde bazı Müslümanlık taslayan kesimlerin sık sık sordukları bir soru altında yatan gizli tuzağın farkında mısınız bilemem ama ben şahsen bu sorunun sorulmasından çok rahatsız oluyorum. Sanki laik olan bir kişi Müslüman olmayıp dinsiz bir kişi havası verilmek isteniyor. Bu da bir çok konuda olduğu gibi, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan kişiler tarafından yalan yanlış kullanılarak durgun sular bulandırılıyor. Ne demek laiklik? Dinsizlik mi? Haşa dinsizlik demek değil, sadece din ve devlet işlerinin karıştırılmaması demek o kadar. Hatta laik olan kişi pek tabiidir ki dinli bir kişidir. Bu kişi Müslüman, Hıristiyan, Musevi, Budist hatta Ateist dahi olabilir. Önemli olan inanmış olduğu dinin gereklerini devlet işlerinde kullanmamasıdır. Devlet işlerinin çoğu zaten dinin şartlarına aykırı değildir. Ancak yine de çakışan bazı hükümlerin devlet kanunlarına uygun uygulanmasıdır. Mesela miras konusunda kadın ve erkeklerin eşit pay alması Medeni Kanunda belirtilmişse de, Kuran da kadınların erkeklere oranla yarı yarıya az oranda miras alacakları belirtilmiştir. Bu ve bunun gibi bir çok konularda devletin işleyiş ve devamı için çakışan konularda devletin kanunlarının uygulanması ve bu uygulamayı kendi inanışı ile bağdaştırmayan kişi laiktir.
Akademide okurken Ekonomi dersimize gelen rahmetli hocamız Lütfullah Tenker bir ders sırasında Laik’liğin bazı kişilerce istismar edilerek dinsizlik anlamına geldiğini sık sık söylediğinden bahisle bununda Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlüğünde teyid edildiğini belirtmiş ve devamla; “ancak, bu ifadenin o yıllarda Türkçe olan bazı kelimeler üzerindeki inceltme işaretinin kaldırılmasına bağlamıştır. Sonrada bize misaller vermeye başlamış idi. İlmi, siyasi, iktisadi, dini, gibi bir çok kavramlarda yer alan son harfteki i üzerindeki inceltme işaretinin kaldırılıp i ile yazılması laiklik tanımında dini olmayan (İnceltme işaretli) bir kelimeyi dini olmayan şekline dönüştürmektedir ki bu da kelime oyunlarını çok seven kişilerce, amaçları doğrultusunda kullanılmaktadır” demişti.
Bende uzun yıllar memurluk yaptım. Allaha şükür kendime göre de inancım tamdır. Görev yaptığım sürede de mevzuat ve kanun hükümlerine uymaya elimden geldiği ölçüde uydum. Yani bankada çalıştığım sürede kredilerden faiz aldım ve mevduatlara faiz verdim. Bunun gibi bir çok işlemleri yapmam belki dini ( son i inceltme işaretli) hükümlere uygun değil ama yasal ve mevzuat hükümlerine uygun. Şimdi ben bu durumda dinsiz miyim? Eğer dinsizsin diye düşünenler varsa onlarla bu konuda sonuna kadar, bu konuyu tartışmaya hazırım. Ne demek laik’sen dinsizsin demek. Benim inancım hakkında Allah’tan başka kimse beni yargılıyamaz. Ama burada maksat bir takım kişilerin, bir takım kişiler üzerinde din duygularından dolayı baskı kurarak onları yanlış yönlendirmek istemesidir. Bu tür soru soranlara verilecek en güzel cevap, Müslüman laikim, Hıristiyan laikim veya hangi dinde ise önce onu belirtip sonrada laikim demesidir. Yoksa ya Müslümansın ya da laiksin demelerine karşı da laikliğin dinsizlik olmadığını ve bu şekil tanımlanmasının da en çok dinimize zarar verdiğinin bilinmesi karşıdaki kişiye anlatılmalıdır.

