Mehmet Gedikozer

Dostlarla yuzyuze olmasa da sohbet etmek iyi birsey olsa gerek. Siirlerimizle, makalelerimizle, hikayelerimizle, fikralarimizla, dertlerimizle, sevinclerimizle gelin bir araya gelelim.

Fotoğrafım
Ad:
Konum: Ankara, Türkiye

1949 yilinda Ankara'da dogdum, aslen Arapgir'liyim. AITIA'yi bitirdikten sonra Emlak Bankasi mufettislik ve mudurlugunden 2001 yilinda emekli oldum. 1991 yilinda, Turkiye Infertilite Vakfi'ni Prof. Dr. Mulazim Yildirim ile birlikte kurdum. 1996 yilinda Anadolu Denizcilik Kulubu'nun kuruculari arasinda ve yonetim kurulunda yer aldim. 2000 yilinda koyumun ve koylumun kalkinmasi icin Ormansirti Koyu Kalkindirma Dernegi'ni kurdum. Koylulerimi kaynastirmak icin geceler duzenledim, bultenler cikardim, bultenlerde yazi ve hikayeler yayinladim.

29 Nisan 2005

DOGA


Eh burada kurslardan ve market gezmelerinden arta kalan zamanlarda, doga yuruyusleri yapiyor ve torunum Ege'yi parklara goturuyorum. Diger sehirleri bilmem ama Seattle bir doga harikasi. Irili ufakli bir cok golleri, dereleri, mubagalasiz minare kadar yuksek agaclari, yesil ortusu,cicekleri, tavsanlari, sincaplari, ordek, kugu ve ucan kazlari gibi bir cok canlilari ile de muhtesem bir yer. Cok da iyi korunuyorlar. Sitelerdeki uc dort katli villa ve apartman dairelerinin yollari ve parklarida devamli site yonetimi tarafindan temizleniyor ve bakiliyor. Her taraf gercekten cok temiz. Isin tuhafi calisanlari da pek ortada goremiyorum. Her evin garaji olundugundan ortalikta araba da gorunmuyor.

Gecenlerde kizim Aysegul ile Ege'yi bir cocuk parkina goturduk. Adim basinda bir cocuk parki var burada. Yemyesil ulu agaclarla yol arasinda bir cocuk parki. Orada biraz kaldiktan sonra hep beraber parkin yanindaki ormana patika yoldan girdik. Aman Allahim o ne muazzam agaclar oyle! Bir anda los, nemli ve agaclarla cevrili bir alanda bulduk kendimizi. Bazi yerlerde hafif su akintisi oldugundan onun uzerine 35-50 santim yuksekliginde, 4-5 metre uzunlugunda tahta yollar yapmislar. Etrafimizda kucuk orman hayvanciklari, kuslar, sincaplar ve ordekler merakli gozlerle bize bakiyorlar. Yaklasik 800 metre gittikten sonra ahsap bir cit ile orman bitiyor ve bir baska mahalle basliyor. Yani ormanlar sitelerin aralarinda kalmis.

Derelere akan su kanallarinin mazgallarinin ustunde bile balik resmi var. "Buraya dokulen su baliklarin yasadigi dereye gidiyor." Yagli ve deterjanli su dokmeyin demek istiyorlar. Derede balik var ama balikci goremedim. Kenarlarinda bir suru ordek ve kaz da var ama niye avci yok anlayamadim(!) Oysa Ankara'da Elmadag Kayak Merkezine giderken coplugun orada elektrik tellerine konmus yuzlerce kara kusa, arabasindan inmeden tufegiyle ates edip, onlarcasini oldurup, kahkaha atarak gecip giden kisilere cok rastlamistim. Demekki buradaki denetim ve ceza daha acimasiz ve hosgorusuz herhalde.

Hatirliyorum, bir zamanlar erezyon kontrolu ve milli agaclandirma seferberligi diye bir kanun cikmisti. Kurumlara agaclandirma zorunlulugu getirmisti. Ama ne oldu? Hic uygulama alani bulamadi ve takip edilmedi. Yaklasik 7-8 yil once cikan bu kanun uygulansaydi herhalde simdi milyonlarca agac yetismis olurdu. Bazen gezilerimde Orta Anadolu'dan geciyorum da kilometrelerce tek agac goremiyorum. Koyler agacsiz, yesilliksiz. Galiba biraz da kabahat bizim. Bizler agaca, ormana, dogaya gerekli onemi vermiyoruz. Verseydik, bir zamanlar Timur'un fillerini sakladigi Ankara ormani simdi bozkir olmazdi. Bunun icin de yukarida belirttigim yasanin ve mevcut orman yasasinin taviz verilmeden uygulanmasi gereklidir. Orman yasasindaki ormanci, sahip oldugu yetkiyi kullansa olay biter. Yani bizde yasa var ancak isletilmiyor.

Dogayi seven insani sever, hayati sever. Seven insan ise sevilir, sevilen insan olur. Gelin is arkadaslarimizla, okul arkadaslarimizla, asker arkadaslarimizla, komsularimizla agac dikmek icin bir araya gelelim. Dikilmis ormani ve agaclari koruyalim. Bildigim kadariyla agac dikimini Milli Emlak Genel Mudurlugu de yer tahsisi ile destekliyor.

Peygamberimiz bile bir hadisinde "Yarin kiyamet kopacak olsa bile elindeki fidani bugun dik." demistir. Baska soze ne hacet...